Özel Öğrenme Güçlüğü

Zekâsı normal ya da normalin üstünde olmasına rağmen okuma-yazma veya matematik becerilerde yaşıtlarına ve zekâsına oranla düşük başarı gösteren çocuklarda , öğrenmeye hazırlık becerilerini geliştirmeleri, okuma-yazmaya hazırlık ve okuma-yazma temel becerilerini geliştirmeleri, matematikle ilgili temel beceri ve kavramları günlük yaşamda kullanmaları, sorun çözme, akıl yürütme, kıyas yapabilme ve analitik düşünme becerilerini geliştirmelerini desteklemekteyiz.

 

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

 

Bu hastalıkta dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik ön planda ve hemen her zaman bulunan belirtiler olduğu için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olarak tanılanmıştır. Bu hastalığın en çarpıcı belirtileri dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve ataklardır. Bu üç belirti her çocukta değişik oranlarda görülebilir.

Motor davranışlarda bozukluklar: Bu çocuklar aşırı hareketlidirler. Bu durum yürümeye başlamaları ile birlikte göze çarpar ve giderek artar. Özellikle okul döneminde grup içerisinde başkalarını rahatsız edici düzeye varır. Hareketleri amaca yönelik değildir durmak yorulmak bilmeden birbiri arkasına gelen uyarıları takip ederler. İnce motor becerilerinde yetersizlik mevcuttur. Örneğin; düğmelerini ilikleyemezler, topu atıp tutamazlar.

Bilişsel işlevlerde bozukluklar: En çarpıcı belirtilerdendir. Dikkat süresi kısadır. Yoğunlaşma yetileri düşüktür. Bu nedenle zekâları normal olmasına rağmen öğrenme güçlüğü ve okul başarısızlığı sıklıkla görülür.

Kişilerarası ilişkilerde bozukluklar: Kısa sürede ilişki kurar fakat arkadaş olamazlar. Örneğin bir nedenle arkadaşına tükürür veya sopayla dürter, saçını çeker, rahatsız edecek davranışlarda bulunurlar ve bu yüzden arkadaşlığı sürdüremezler.

Ruhsal bozukluklar: Bu çocuklar ataktırlar; çabuk uyarılırlar, tehlikeyi kavrayamazlar, kazalara uğramamaları için sıkı bir denetim gerekir. Çabuk heyecanlanır, coşkulu duruma gelebilirler, Küçük nedenlerle ağlamalar, tutturmalar, aşırı neşe belirtileri gösterebilirler.

Ergenlik dönemi öncesi çağda çocukların %5-10'u bu sendromu göstermektedirler. Erkeklerde kızlar göre daha fazla görülmektedir. Yakın akrabalarda görülme sıklı yüksektir.

Başlangıç yaşı her ne kadar 3-4 yaş olarak gösteriliyorsa da belirtiler daha küçük yaşlarda izlenebilir. Bebekliklerinde anne baba tarafından huysuz, huzursuz, uykusuz, güç bir bebek olarak tanımlanırlar.yürümeye başladıktan sonra çok yorucu bir çocuk olduğu söylenir. Bazı ailelerde okul öncesi çağda hareketliliği zekasına,canlılığına verilir ve doğal kabul edilir.çoğu zaman okula başlar başlamaz öğretmenin uyarısı ile çocuk ruh sağlığı kliniklerine götürülürler.

Oluş nedenleri: Bu bozukluğun oluşunda birçok etkenin rol oynadığı sanılmaktadır. Yayınlarda bilinmeyen ya da bilinen nedenlerle beyinde minimal bir zedelenmeden söz edilir. Bu yapısal etken ile çocuğun karşılaştığı ruhsal etkenlerin etkileşimi sonucu, hastalığın değişik belirtileri. Değişik oranda ve şiddette ortaya çıkmaktadır. Genetik etkenlerin ve gebelik döneminde de bu problemin ortaya çıkabileceği üzerinde durulmuştur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı alan çocukların babalarında, amca ve kuzenlerinde benzer bozukluklara rastlanma oranı daha yüksektir.

Tedavi: Belirtilere yöneliktir. Aşırı hareketlilikleri, dikkat kusurları zerinde olumlu sonuç alınması tedavinin temel amacıdır. Ailenin tüm bireylerinin tedaviye katılımı çok önemlidir. Çocuğun gereksinimlerine yatkın, ilgili,sevecen, kronolojik yaşına değil gelişimsel yaşına göre kurallar koyup disiplin uygulayan ve bunda tutarlı olan bir aile ortamı bu çocuklar için en yararlı ortamlardır. Aşırı hoşgörü ve aşırı disiplin ise uygun olmayan tutumlardır. Aile bu konuda danışmanlık hizmeti almalıdır. Böyle bir çocuğun ebeveyni olmak kolay değildir. Aile parçalanmaları ya da bireyler arası uyumsuzluk görülür. Böyle bir durumda gerekirse aile terapisi de alınmalıdır. Çocuğa davranış terapisi uygulanabilir.

Kaynakça:

Prof. Dr M. Orhan ÖTÜRK  ( Ruh Sağ. Ve Boz. Kitabı sayfa 578-580 )

 

Tanımı: Zekâsı normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur. Okuma bozukluğu, yazılı anlatım bozukluğu, matematik bozukluğu ve başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozukluğu alt gruplarını içerir.

Özellikleri: Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler, öğrenmede çok önemli olan bilgiyi işleme sürecinin (bilginin alınması, düzenlenmesi, bellekte depolanması ve iletilmesi) bir kısmında ya da hepsinde sorun yaşayabilirler. Bilgiyi işleme süreci dört aşamadan oluşmaktadır.

Girdi Aşaması: Bilginin duyu organları yolu ile beyinde algılanma sürecidir. Özel öğrenme güçlüğünde uyaranların görsel, işitsel, dokunsal, kinestetik (hareket) ve vestibüler (denge) açıdan algılanmasında sorun yaşanabilir.

İşlemleme Aşaması: Beyne giden bilginin işlenmesi sürecidir ve üç aşamada tamamlanır. Bu aşamalar sıraya koyma, soyutlama ve organizasyondur. Özel öğrenme güçlüğünde bu aşamaların birinde ya da tümünde sorun yaşanabilir.

Bellek-Depolama Aşaması: Gelen bilgi beyinde işlendikten sonra kullanılmak üzere bellekte depolanır. Özel öğrenme güçlüğünde kısa süreli, uzun süreli ve işleyen bellek ile ilgili sorun yaşanabilir.

Çıktı Aşaması: Beynin bilgiyi mesaj olarak hücrelere, kaslara, dil ya da motor etkinlik alanlarına göndermesi sürecidir. Öğrenilen bilgiler konuşma, yazma, çizim, jest ve mimikler yolu ile ifade edilirler. Özel öğrenme güçlüğünde bu alanlardan birinde ya da birkaçında güçlük yaşanabilmektedir.

Özel öğrenme güçlüğünde okul öncesi dönemden itibaren dil, algı, kavram, motor koordinasyon, bellek, dikkat-konsantrasyon, sıralama, organizasyon, duygusal-sosyal alanlarda güçlükler görülebilmektedir.

Dil Alanı: Özel öğrenme güçlüğünde hızlı verilen işitsel uyaranları işlemleme ve ayırt etmede sorun yaşanmaktadır. Bu durum okuma güçlüğü yaşanmasının nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Özel öğrenme güçlüğü olan bireylerde konuşmanın gecikmesi, sözcük dağarcığının yaşa uygun olmaması dikkat çekicidir. Bu bireyler sözcük bulmada, bilinen objeleri, eylem sözcüklerini isimlendirmede, ses ya da hecelerin ardışıklığını (şeftali-feştali vb.) öğrenmede, sözcükleri doğru telaffuz (para-pala vb.) etmede, basit kafiyeli sözcükleri (taç-maç vb.) öğrenmede zorlanır. Hikâye anlatmaya veya dinlemeye ilgi duymaz. Sesler ile ses sembolleri arasındaki bağlantıları ö ğrenmesi yavaştır. Sözcüklerdeki benzeşen sesleri (kız-kıs, mal-nal, kar-gar vb.) algılayamaz. Bir sözcüğü seslerini ya da hecelerini (m-s-a, kel-i-me vb.) yanlış ayırır. Kısa bir süre önce öğrendiği bir sözcüğü tanıyamaz ya da okuduğu bir sözcüğü daha sonra gördüğünde tanımakta güçlük çeker. Yaşıtlarına oranla daha fazla okuma hatası yapar, okuma hızı düşüktür ve yüksek sesle okumaktan kaçınır. Bir metni okurken, satır, sözcük, hece, ses atlar, okuduğunu tekrar okur ve okuduğu yeri kaybeder. Okurken ya da yazarken bazı sesleri, (b-d-p, m-n, f-v vb.) karıştırır. Gördüğü ses sembolü, sayı ya da sözcükleri (15-51, 6-9, b-d, ve-ev, ne-en vb.) ters okur ve yazar. Yazarken sözcüklerdeki seslerin sırasını (elma-emla vb.) karıştırır. Bir yazılı metinde aynı sözcüğü farklı biçimlerde yazar. Yeni sözcükleri öğrenmede zorlanır. Dili hızlı bir şekilde işlemede (ne söylendiğini, ne istendiğini anlayamama gibi) sorun yaşar. Okuduğunu ve dinlediğini anlamada, düşüncelerini düzgün cümleler kurarak ve yazarak ifade etmede güçlük yaşaması nedeniyle okuma, yazma ve kompozisyon ödevlerini yapmada isteksizdir. Ders esnasında not tutma ve tahtada yazılanları vb. defterine geçirmede zorlanır.

Algısal Alan: Özel öğrenme güçlüğü olan bireyde eşleştirme (benzerlik, farklılık), sınıflandırma (boyut, renk ve şekillerine göre objeleri sınıflama) ve sıralama (büyükten küçüğe sıralama vb.), sözel yönergeleri karıştırma, uyaranları sınıflandırma, gruplandırma, sıralama, mekanı algılama güçlükleri ile yön karıştırma (kitabı ters tutma, ayakkabıları ters giyme) güçlükleri vardır. Özel öğrenme güçlüğü olan bireylerde görsel ve işitsel algı sorunları (ayrımlaştırma, figür, zemin , hafıza alanlarında), dokunsal algı sorunları (dokunarak ayrımlaştırma ve tanımada güçlük çekme) ve kinestetik algı sorunları (dans, ip atlama gibi aktivitelerde zorlanma, mekânsal algı güçlükleri, mekânda yönelme, pozisyonu algılamada zorluk çekme, yön bulmakta zorlanma) görülmektedir.

Kavramsal Alan: Özel öğrenme güçlüğünde görsel uyaranları işlemleme ve ayırt etmede sorun yaşandığından ses sembolü, renk, sayı ve geometrik şekilleri öğrenme ve ayırt etme güçleşmektedir. Bu güçlüğe sahip bireyler, zaman, mekân ve yön kavramlarını öğrenmede yaşına uygun oyunları anlamada zorlanırlar. Akıl yürütme ve sorun çözmede güçlük çeker, yeni becerileri yavaş öğrenirler. Basit matematik işlemleri yaparken kâğıt ve kaleme ya da parmak hesabına gereksinim duyar, sayıların ardışıklığını, matematik sembollerini (+, x gibi) karıştırırlar. Çarpım tablosunu öğrenmede, matematik terimlerini ve kavramlarını anlamada, sınıf ve yaş düzeyine uygun matematik problemlerini çözmede zorlanırlar.

Motor-Koordinasyon Alanı: Özel öğrenme güçlüğünde okuma yazma gibi becerilerin yanı s ıra ince motor beceriler, denge ve motor-koordinasyonla ilgili çeşitli sorunlar görülmektedir. Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler tekrarlandıkça otomatikleşmesi öngörülen motor becerilerde sorun yaşarlar. El tercihinde gecikir (sağ ve sol eli karışık kullanmak), yap boz, küpler, lego gibi oyuncaklarla oynamada zorlanırlar. Kalemi hatalı tutar, şekillerin çizimine yanlış yönden başlar, geometrik şekillerin çiziminde (modelden bakarak doğru kopya etme) güçlük yaşarlar. İnce motor becerilerin yanı sıra kaba motor becerilerde ve koordinasyonda (ritmik hareket etmek, el çırpmak, merdiven inip-çıkmak, sek sek oynamak, zıplamak, top atmak , yakalamak, ip atlamak ve bisiklet sürmek vb.) sorunlar yaşarlar. Bu bireylerin kazaya yatkın ve sakar (takılmak, sendelemek, düşmek, devirmek, düşürmek vb.) oluşları dikkat çekicidir. El yazıları bozuktur. Sağ ve solu karıştırırlar. Ayakkabı, kravat bağlamada, daha küçük yaşlarda düğme iliklemede ve yardımsız giyinmede zorlanırlar. Ardışık hareketler gerektiren takım sporlarında başarısızdırlar.

Bellek Alanı: Gelen bilgi beyinde kaydedilir, anlaşılır, yorumlanır ve daha sonra kullanılmak üzere bellekte kullanılır. Özel öğrenme güçlüğünde kısa süreli, uzun süreli ve işleyen bellek ile ilgili güçlükler yaşanır. Özel öğrenme güçlüğü olan birey; şiirleri, şarkıları, çevresindeki kişilerin isimlerini, işittiklerini, gördüklerini ve bunların sırasını, sürekli tekrarlanan işleri yapmayı hatırlamada güçlük çeker (yemekten önce elini yıkamayı unutma, günler, aylar, sayılar ve alfabenin ardışıklığını hatırlayamama gibi). Yeni öğrendiği bilgiyi hatırlamada ve sırasıyla anlatmada zorlanır. Okul araç-gereçlerini sıkça kaybeder ya da okulda unutur.

Dikkat-Konsantrasyon Alanı: Dikkat dağınıklığı algıda bozukluğa neden olabilir ya da algı bozuksa dikkat dağılabilir. Bireyin algıladığı uyarıcıya tepki göstermesi için dikkatini ona yöneltebilmesi gerekir. Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler sözlü yönergeleri dinlemede, izlemede zorlanır. Dikkatini bir noktaya odaklamakta güçlük çeker, dikkat süresi kısadır. Okurken, yazarken de dikkat problemi yaşar.

Sıralama-Organizasyon Alanı: Özel öğrenme güçlüğü olan birey haftanın günlerini, ayların, mevsimlerin, sayıların, alfabenin harf sırasını karıştırır. Ayrıca belirli bir sıra içinde yapılması ya da bilinmesi gereken şeylerin sırasını karıştırır, dinlediği, okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını sonunu karıştırır, sözlü ya da yazılı olarak düşüncelerini sırayla ifade etmekte güçlük çeker, sıralı çizimlerde ardışıklığı sürdüremez.

Özel öğrenme güçlüğü olan birey, her zaman yaptığı işleri yerine getirmede, bir işe başlamada ve bitirmede zorlanır. Araç-gereçlerini temiz, düzenli bir şekilde korumada, ödevlerini ve projelerini planlamada, yaptığı i şleri kontrol etmede güçlük çeker. Düşüncelerini düzenlemede ve düzgün bir sırada ifade etmede de zorlanır. Bu bireyler verimli ders çalışma konusunda akranlarına oranla daha fazla sıkıntı yaşayabilirler.

Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler öğrenme için gerekli olan bilişsel strateji geliştirebilme güçlüğü yaşayabilirler. Akademik alanlarda yetersizlikleri vardır. Ancak bu bireyler tüm belirtileri taşımayabilir ve/veya bu belirtileri farklı yoğunlukta gösterebilirler.

Güçlü Oldukları Alanlar: Özel öğrenme güçlüğü olan bireylerin akademik becerileri aynı yaş ve zekâ seviyesindeki akranlarından daha düşük bir düzeyde olmasına rağmen güçlü, yetenekli oldukları alanlar da bulunmaktadır. Bu bireyler meraklı ve çevrelerine karşı ilgili olabilir, ilgi duydukları alanlarda daha kolay kavrayabilirler. Sözcükler yerine resimlerle düşünebilirler. Sezgisel yolla problem çözme becerileri ve hayal güçleri gelişmiş olabilir. Yaratıcıdırlar. Pratik çözüm yolları bulabilirler. Bir matematik sorusunu kâğıt kalem kullanmadan zihinden çözebilirler. Bir makineyi kılavuzu okuyup çalıştırmak yerine bir bakışta anlayıp çalıştırabilir ve icatlar yapabilirler.

Öğretim Yöntem, Teknik ve Yaklaşımları

Özel öğrenme güçlüğü olan bireyler öğrenirken daha farklı tekniklere gereksinim duyarlar. Öğretim programlarında çoklu duyuya dayalı öğretim tekniklerinin kullanılması gerekmektedir. Aşağıda yer alan tekniklerin hepsi öğretim programının içinde yer almalıdır.

Anlatım (Sunuş): Anlatım yöntemi, sözlü anlatım gerektiren bütün eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Bu yöntem bilgi düzeyindeki davranışların kazandırılmasında etkilidir. Ayrıca aynı anda çok sayıda kişiye hitap edilebilmesi nedeniyle avantajlıdır. Ancak bu yöntem daha çok işitme organına hitap ettiğinden tek başına yetersizdir. Bu yöntemin etkili olabilmesi için diğer bütün metotlarla birlikte kullanılmalıdır.

Soru-Cevap: Soru-cevap yöntemi, başka yöntemlerin içinde kullanılan soru-cevap tekniğinden ayrı olarak dersin baştan sona soru-cevap şeklinde işlenmesidir. Soru-cevap yönteminin uygulaması genellikle tartışma ve yoklama (sınav) şeklinde olmaktadır. Burada diyalogdan ziyade, çok kişi arasında belli bir konuda sistemli bir fikir alışverişi söz konusudur. Soru-cevap yöntemi bireyin dinleme ve fikir üretme becerisini geliştirir, hatırlama, yargılama, değerlendirme, karar verme ve yaratıcı düşünmesini sağlar. Bireyi güdüler ve sosyalleştirir.

Tartışma: Tartışma, iki veya daha çok kişinin karşılıklı konuşarak, birbirini dinleyerek, eleştirerek, gerektiğinde sorular sorarak herhangi bir konuyu incelemesine dayanan bir öğretim yöntemidir. Bu yöntem bireye nasıl tartışılacağını öğretir. Bireyin eleştiri yapma ve karşıt düşünceleri hoşgörü ile karşılama yeteneklerini geliştirir. Birey kendini kontrol etmeyi ve disiplinli davranmayı öğrenir. Bireye konuyu çözümleme, kavrama, yorumlama ve problem çözmede yardımcı olur.

Problem Çözme: Bireyin aktif olarak katıldığı, bilgi ve duygusal öğrenmenin bir arada olduğu bir öğretim yöntemidir. Problem çözme yönteminde öncelikle problem tespit edilmeli, problemi iyice anlama, sınırlandırma ve tanımlama yapılmalı, problemin kaynağı olan ve problemi etkileyen faktörler tespit edilmeli ve probleme yönelik çözüm yolları geliştirilmelidir. Bu yöntem ile birey akıl yürütme, karar verme, sebep-sonuç ilişkisi kurma, yardımlaşma ve başkalarının görüşlerinden faydalanmayı öğrenir. Ayrıca birey planlı ve düzenli çalışma alışkanlığı, kendine güven ve sorumluluk duygusu kazanır.

Gezi-Gözlem: Eğitim-öğretimde gözlem, varlık ve olayların kendi tabii ortamlarında plânlı ve amaçlı olarak incelenmesi demektir. Bunun yanında gözlem, sınıfa bazı nesneler getirilerek sınıflarda da yapılabilir. Gözlem yönteminde bireyin birçok duyu organı devreye sokulduğu için öğrenilen bilgilerin kalıcılık oranı yüksek olmaktadır.

Laboratuar (Deney): Bireyin bilgilerini gözlem ve deneyler yaparak kazandığı, teorik bilgileri pratik olarak uyguladığı bir yöntemdir. Bu yöntem araştırmayı teşvik ederek bireyin analiz, sentez ve gözlem becerilerini artırır. Birçok duyuya hitap etmesi nedeniyle öğrenilenlerin unutulmaması ve gerektiğinde kullanılabilmesini kolaylaştırır.

Örnek Olay İncelemesi: Bu yöntemde bir olay sözel olarak veya resim, film gibi tekniklerle sınıfa getirilir. Bireyler bu olayın nedenlerini, gelişimini ve mümkün sonuçlarını ortaya koyup tartışırlar. Bilgi ve tecrübelerini burada uygulanmaya koyarlar. Bu yöntem bireyin soyut düşüncelerini uygulamaya dönüştürme, bağımsız düşünme, fikir üretme ve tartışma becerilerini geliştirir.

Drama: Drama yöntemi sosyal hayat içinde ortaya çıkabilecek çeşitli durumları, bireylerin oyuncu olarak katıldıkları çeşitli sahneler içinde ortaya koymasıdır. Bireye hangi durumlarda nasıl davranılması gerektiğini yaşayarak öğreten bir yöntemdir. Bireyin problem çözme, dinleme, anlama, akıcı konuşma ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Yaratıcılığını ve ifade becerisini artırır. Beyin Fırtınası: Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek ve fikir üretmek için kullanılan yaratıcı bir tekniktir. Bu teknikte öncelikle sorunun ne olduğu belirlenmeli ve etkinlik zamanı s ınırlandırılmalıdır. Etkinlik sona erdiğinde analiz ve değerlendirme yapılmalıdır.

Gösteri: İzleyici grubun önünde bir işin nasıl yapılacağını göstermek ya da genel ilkeleri açıklamak için başvurulan tekniktir. Bu tekniği uygulamak için etkin hazırlık gerekir. Bu tekniği kullanırken bilinmeyen terimlerin kullanılmasından kaçınılmalı ve bireylerde merak uyandıracak sorular sorulmalıdır.

Rol Oynama: Bireyin kendi duygu ve düşüncelerini başka bir kişiliğe girerek ifade etmesini sağlayan tekniktir. Rol oynama bireye, insan ilişkileri konusunda daha çok bilgi, beceri ve anlayış kazandırmayı öngören ve oyun (drama) tekniklerinden yararlanma temeline dayalı deneysel bir eğitim tekniğidir.

Benzetim: Sınıf içinde öğrencilerin bir olayı gerçekmiş gibi ele alıp üzerinde eğitici çalışma yapmalarına olanak sağlayan bir tekniktir. Benzetim tekniğinin uygulanmasında öğrencilerin iç görüleri gerçektir ancak eğitimci tarafından ortaya konan durum ya da olay yapaydır. Bu teknikle bireyin analiz ve sentez yapabilme, iletişim kurabilme becerileri geliştirilir.

Bireyselleştirilmiş Öğretim: Bireyler arasındaki bireysel farklılığın giderilmesi, her öğrencinin öğrenme hızına uygun düşecek bir öğretim yapılması, öğretimin bireyselleştirilmesi ile mümkündür. Bireysel öğretim tekniğinde öğretim, öğrenci merkezlidir. Bu teknik bireylerin öğretim etkinliğine aktif olarak katılma, nasıl öğreneceklerini kararlaştırma vb. sorumlulukları yüklenmelerini gerektirmektedir.

Aktif Öğretim: Bireyin öğrenme sürecine doğrudan ve etkin olarak katılmasıdır. Aktif öğrenmede öğrenilenler tartışılır, hipotezler oluşturulur, inceleme ve araştırmalar yapılır. Bireye öğrenme sürecinin her aşamasında karar verme fırsatı tanınır. Birey kendi zaman planını yapar, istediği öğrenme amaçları ve etkinliklerini seçer, kendi gelişimlerini ölçer, kendi hatalarını ve başarılarını belirler.

Bilgisayar Destekli Öğretim: Bilgisayarın bir dersin öğretiminde araç olarak kullanılmasıdır. Bilgisayar destekli öğretim sürecinde tekrar ve alıştırma, birebir öğretim, benzetim, problem çözme, eğitsel oyun gibi çeşitli amaçlarla kullanılabilir. Bilgisayar destekli öğretim öğrenciye geliştirdiği düşünme becerilerini kullanma fırsatı sunar. Uygun öğretim programları sayesinde birey kendi hızına göre çalışır ve istediği kadar tekrar yapma imkânına kavuşur.

Çoklu Duyuya Dayalı Öğretim: Görme, işitme, dokunma, koklama ve tat alma duyularının iki ya da daha fazlasının bir becerinin öğretilmesinde bir arada kullanılmasıdır. Özellikle görme ve işitme duyusu ikilisinin diğer duyularla desteklenmesi, öğretimin etkinliğini artırmaktadır. Bilişsel süreçleri geliştirmede yer alan etkinliklerin bazıları çoklu duyuya dayalı ö ğretimde de bulunmaktadır. Çoklu duyuya dayalı ö ğretimde ağırlık akademik konularla ilgili hazırlanmış araç-gereç üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çok duyulu öğretim yaklaşımında çocuğun öğrenme problemlerinin düzeltilmesi için gerekli olan bilişsel süreçlerin geliştirilmesi sırasında diğer duyu organları da işe koşulmaktadır.

Eğitim Ortamlarının Düzenlenmesi

Eğitim ortamı, bireyin etkileşimde bulunduğu ve öğretme-öğrenme etkinliklerinin meydana geldiği çevredir. Psikolojik, sosyal ve fiziksel boyutları olan bu çevrenin, eğitim etkinliklerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Eğitim ortamlarına ilişkin uygulamaların yeterli düzeyde bilinmesi ve amaca uygun olarak düzenlenmesi, eğitim için en temel koşullardandır. Özel Öğrenme Güçlüğü Destek Eğitim Programı'ndaki "Öğrenmeye Hazırlık", "Okuma Yazma" ve "Matematik" modüllerinde belirlenmiş kazanımların gerçekleştirebilmesi için ortamın fiziki özelliklerinin (birey sayısı, ışık, hava, ses, gürültü, görünüm vb.) çok yönlü iletişim sağlayacak biçimde düzenlenmesi gerekir. Modüllerde kullanılabilecek araç ve gereçler aşağıda verilmiştir.

Oyuncaklar: Yapılandırılmış kutu oyunları (hafıza kartları, kızma birader, bil bakalım kim, bil bakalım nerede vb.), yap bozlar, legolar, dikkat yoğunlaştırıcı hareketli oyuncaklar, dart, kovalar, mikado, içe geçmiş halkalar, kum havuzu, su havuzu, plastik meyveler, hayvan taşıt ve mutfak araç-gereç maketleri, yapı inşa oyuncakları, delikli tahta, takma çıkarma tahta araç-gereçler, top, küp, tahta labirent, sesli oyuncaklar, tak-çıkar oyuncakları, boncuklu labirent

Müzik Aletleri: Zil, davul, def, flüt, piyano, org, (orff aletleri) ritim çubukları

Akademik Becerileri Destekleyecek Malzemeler: Geometrik şekiller, çivi tahtası (geobord), bloklar (birlik, onluk, yüzlük sayma ve işlem blokları), üç boyutlu harfler, sayılar, tangram, boncuk, fasulye, resimli kartlar, öykü kartları, ses CD'leri, atlas, harita, kroki, bilgisayar, konsol oyunları (Wii, play station, nintendo)

Kitaplar: Boyama kitapları, kavram kitapları

Diğer Malzemeler: Mandal, ip, boyalar, kutular, oyun hamurları, çeşitli kalınlıkta renkli kalemler, kalem tutuşunu destekleyecek aparatlar, ayna, lastik, renkli fon kartonlar,farklı boylarda kavanoz, kutu ve şişeler, renkli kumaşlardan kesilmiş şerit kurdeleler, zımpara kâğıtları gibi araç-gereçler kullanılabilir.

AİLE EĞİTİMİNİN PLANLANMASI VE AİLE İLE İŞ BİRLİĞİ

Bireyin eğitimi aile ortamında başlar, okulda ve çevrede devam eder. Ailenin en önemli görev ve sorumluluklarından biri, çocuklarının eğitimine en üst düzeyde katkı sağlamaktır. Ailelerin çocuklarına bilgi ve beceri öğretebilmeleri, ortaya çıkabilecek sorunlarla baş etmeleri, anne-baba-çocuk ilişkisini olumlu yönde geliştirebilmeleri, objektif değerlendirme yoluyla çocuğun potansiyelini ve sınırlılıklarını anlamaları için aile eğitimi önem kazanmaktadır. Ailelerin çocuklarının gelişimindeki sorumluluklarını yerine getirmeleri ve verilen eğitime yardımcı olmaları e ğitimde hedeflenen davranışların kazandırılmasında oldukça gereklidir. Özel öğrenme güçlüğü olan bireyin okul, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde verilen eğitiminin ev ortamında da devam etmesi, eğitimde süreklilik ilkesi açısından gereklidir. Öğrenilen kavramların ve kazandırılan becerilerin genellenebilmesi için okul, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi ve aile tutumları arasında tutarlılık olmalıdır. Aile eğitimi planlanırken aşağıdaki hususlar dikkate alınmalıdır:

• Aileye özel öğrenme güçlüğünün tanımı, özellikleri, bu bireylerde öğrenmenin nasıl gerçekleştiği ve öğrenmelerini etkileyen süreçler basit bir dille anlatılmalıdır. Özellikle bu durumun bireyin zekâsı ile ilgili bir problemden kaynaklanmadığı, öğrenmek için biraz daha fazla zaman ve çabaya ihtiyaç duyduğu belirtilmelidir. Ailenin çocuğunu anlaması, güçlüklerini kabul etmesi, beklentilerini çocuğunun özelliklerine göre düzenlemesi ve eğitim sürecine katılımlarının sağlanması çok önemlidir. Bu şekilde anne ve babalar hem kaygılanmaz hem de çocuklarına nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda bilgi, beceri ve deneyim kazanmış olurlar.

• Bireyin öğrenme sürecinde aile desteği çok önemlidir. Bu nedenle günlük yaşamda yapılacak bazı etkinliklerin bireyin temel kavramları anlamasına yardımcı olacağını bunun da okuldaki öğrenmesini kolaylaştıracağını aileye anlatmak ve model olarak göstermek gerekir. Örneğin, sofra düzeninde çatal ve kaşığın yerini düzenlerken sağ ve sol kavramlarının üzerinde durulması oryantasyon (yönelim) becerilerin gelişmesine yardımcı olur. Çocuğa organizasyon becerisi kazandırmak için ev ortamının, çalışma, yemek vb. zamanların düzenli olması gerektiği aileye nedenleri ile açıklanmalı gerekirse bununla ilgili takip çizelgeleri hazırlanmalıdır. Ayrıca ailedeki davranış kuralları birlikte belirlenmeli, kurallara uyulmadığında oluşabilecek sonuçlar konuşulmalı, yaptırımlar bireyin yaşına uygun, yerinde ve tutarlı olmalıdır

• Bireyin çalışmasının sonucunda aldığı notlardan çok gösterdiği çabanın ödüllendirilmesi ve ilerleme hızına sabır gösterilmesi gerektiği de ailelere mutlaka anlatılmalıdır.

• Bireyin güçlü olduğu alanların belirlenmesi ve bunlarla ilgili okul dışında da etkinlikler yapılması için aileye rehberlik edilmelidir.

• Ailelere yönerge verirken aynı zamanda göz teması kurarak dikkat çekmeleri, kullanacakları yönergelerin kısa ve net olmasına özen göstermeleri konusunda bilgi verilmelidir.

• Aile eğitimi sürecinde aile üyeleri ile bireysel ve grup görüşmeleri yapılabilir. Sosyal destek grupları oluşturulabilir.

KAYNAK: T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ DESTEK EĞİTİM PROGRAMI

 

 

 

DİSLEKSİ, DİSKALKULİ, DİSGRAFİ (ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ) PROGRAMLARIMIZ

Disleksi, diskalkuli, disgragi, (özel öğrenme güçlüğü) programlarımızda kullandığımız bilgileri, tecrübeleri arttırmak amacı ile uzun süredir bu alanda yapılan tüm çalıştay, kongre, konferans, kurs ve eğitimlere katılıyoruz.

Katılım gösterdiğimiz çalıştay, kongre, kurs ve eğitimler

Türkçe Prep Uygulayıcısı Sertifikası 15 Eylül 2018, İzmir, Disleksi Akademi

Türkiye Disleksi Meclisi, Yüksek İstişare Toplantısı, Ankara , 8-9 Eylül 2018 Türkiye Disleksili Çocuklar Vakfı

Disleksi Eğitici Eğitimi Sertifika Programı, İstanbul, 4-5 Ağustos 2018, DKT Gülşen Işık, Türkiye Disleksi Vakfı

TILLS Uygulayıcı Sertifika Eğitimi , İstanbul 2- 3 Haziran 2018, Türkiye Disleksi Vakfı

Disleksi Eğitici Eğitimi Sertifika Kursu, 18 Mart 2016 Ankara, Prof Dr Rüya Özmen, Öğr. Gör. Dr. Arzu Doğanay, Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği

Disleksi Eğitmenliği Eğitimi, Matematik Öğretimi, Denizli, Yrd. Doç. Ayten Düzkantar , Denizli Disleksi Derneği

Disleksi Eğitmenliği Eğitimi, Okuma Yazma Öğretimi, Denizli, Yrd. Doç. Ayten Düzkantar , Denizli Disleksi Derneği

Disleksi Eğitmenliği Eğitim Programı, Denizli, Denizli Disleksi Derneği

Matematik Öğrenme Güçlüğü Diskalkuli Çalıştayı, İstanbul

Zihin- Akıl Haritaları Uygulama Eğitimi, Çorlu, 23 Ekim 2016, Dr Selma Şarda

Certificate of Participation 3. İnternational Dyslexia Congression Dyslexia 4-5 Haziran 2016

Yeditepe Üniversitesi Türkiye Disleksi Vakfı

Türkiye Disleksi Meclisi, Disleksi Temsilciler Kurulu, Ankara, 4-5 Kasım 2017, Ankara, Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği

Certificate of Participation 2. İnternational Dyslexia Congression Dyslexia , 30- 31 Mayıs 2015

Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı Türkiye Disleksi Vakfı

Certificate of Attendance Sensory Integration Therapy Workshop , İstanbul, 6-7 March 2016

Akıl Zeka Oyunları Eğitici Eğitmeni , Ankara, Riccon Enstitü, 28 Mayıs 2016

Certified Life Coach , ICTTR (İnternational Coaching Training) , Ankara, July 2014

Certified Trainer's Trainer , ICTTR (İnternational Coaching Training) , Ankara, July 2014

Gelişim Nörofizyolojisi Kursu, İstanbul, Dr Bülent Madi 12- 19 Ocak 2014

Seni Tanıyorum Disleksi 22 Mart 2018 Marmaram Özel Eğitim Merkezi Etkinliği , Çorlu

Nöroplastisite Temelli Öğretim Metodları , Dr Gülçin Babaoğlu , Marmaram Özel Eğitim Merkezi Etkinliği Mayıs 2017 Aile Eğitimi, Çorlu

Akıcı ve Doğru Okuma , Dr Gülçin Babaoğlu , Marmaram Özel Eğitim Merkezi Etkinliği , Nisan 2017 Aile Eğitimi, Çorlu

Disleksi Diye Bir Şey Var, Ticaret Odası , Marmaram Özel Eğitim Merkezi Etkinliği , Çorlu 6 Kasım 2016

Özel Öğrenme Güçlüğü, Gelişimsel Koordiasyon Bozuklukları Mart 2015 Dr Gülçin Babaoğlu , Marmaram Özel Eğitim Merkezi Etkinliği , Aile Eğitimi, Çorlu

Disleksili Bireylerde Dikkat Çalışmaları, Poster, İnternational Dyslexia Congression Dyslexia de sunulmuştur.

Yeditepe Üniversitesi Türkiye Disleksi Vakfı

Disleksi Öğrenme Güçlüğünde Gelecek Planlaması Çalıştayı, Antalya, 2 Aralık 2015,

Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği

Disleksi Konferansı, Ankara, 20 Aralık 2014 Türkiye Disleksi Vakfı

Ses Temelli Cümle Yöntemine Göre Okuma/ Yazma Öğretimi, İstanbul, 28 Aralık 2014, Yrd Doç Ayten Düzkantar

Öğrenirken duyularımızı kullanıyoruz.

Önce duyusal bütünlük,

Farkındalık geliştirme,

Beyin en çok eller ile öğreniyor,

Dokunarak öğrenme,

Öğrenirken zihin haritalarını kullanma,

Matematik öğretimi,

Okuma yazma öğretimi,

Aile eğitimleri,

Prep yöntemi

Brainfitdisleksi

Bütüncül eğitim programımız, öğrenci koçluğu çalışmalarımız, duyusal bütünleme terapimizi, Türkçe Prep ve Brainfit disleksi yöntemleri ile yaptığımız çalışmaları, sporun bu çocuklardaki gelişime olan katkısını ve daha bir çok çalışmayı zaman zaman siz ailelerimizle paylaşıyoruz. Eğitim/terapi süreçleri çocuklarımız için çok keyifli geçiyor. Ülkemizde öğrenme güçlüğü git gide artan bir popülasyonu kapsıyor. Bizim çalışmalarımız yanında okullarda da eş zamanlı benzer çalışmaların yürütülmesi ve çocuğun hayatına giren, dirsek temasında bulunan tüm kişilerinde aynı dili konuşabilmesi için öğrencilerimizin okullarındaki öğretmenleri ile işbirliği yapıyoruz.Okul öncesinde farkedip önlem aldığımız öğrencilerimiz var. Terapi sürecinde duyusal bütünleme, eğitsel müdahale ve aile desteğini yoğun olarak kullanıyoruz. Öz güveni, dikkat seviyesindeki artışı, okuma ve yazma becerilerindeki başarılarını gördüğümüz çocuklarımız ile gurur duyuyoruz. Okul öncesinde farkedilen ve iyi bir terapi süreci geçiren öğrenme güçlüğü vakalarının pek çoğunun önemli ölçüde sorunlarını çözdüğünü tecrübelerimizle biliyoruz. Çocuklarımızın sadece okuma problemi olmuyor. Okumaktan çok daha ciddi sorunları olduğunu görüyoruz. Özgüven problemi , bazen artikulasyon problemi, yeni şeyleri denemekten çekinme gibi... Evde yıkanmak, tırnaklarını kestirmek ve yemek yemek gibi pek çok günlük yaşam becerisinde de sorun yaşıyanlar......Yaşam becerilerinde gözle görülür derecede iyileşmeler, özgüvenlerindeki artış stresle başa çıkma becerilerini geliştiriyor. Yapılan çalışmalar ile konuşma ve iletişim becerilerinde ilerlemeler kaydediliyor. Ülkemizde öğrenme güçlüğü yaşayan bireylerin eğitimine faydalı olabilmek için, üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için tüm kongre, çalıştay, kurs, konferans ve eğitimleri takip ediyoruz.